12 Aralık 2012 Çarşamba

Kapı III (Son Bölüm)


Arzularıma gem vurmuştum ve kabuğuma çekilmiştim
Zaten elimi korkak alıştırmıştım ben aşka
Gecelik aşkları da bir kenara bırakmıştım
Yazmadım böyle güzel duygular yaşamadığım için
Dinlendim, uzaktan izledim, anlatılanları dinledim
Ama anlamadım her zamanki gibi, ders almadım

Dayanamadım geri döndüm yıllar sonra -akıllanmadım
En son bu Dünya’yı terkettiğimde yalnızlıktan sıkılmıştım
Fakat değişen birşey olmamıştı, insanlar içinde de yalnızdım
Son şansı tanımıştım ve kapı nasıl olsa açıktı
İstediğim kadar buradaydım ve istersem kaçabilirdim
Cennet olarak da görebilirdim, kurtulabilirdim de bu cehennemden

Girip çıkanlar oldu her zaman ki gibi bu özel Dünya’ya
Aynı hatalara yine düştüm “sensizliğini al ve gel” dedim herkese
Ama güçlü olduğumu ve olgunlaştığımı fark ettim -şaşırtamıyorlardı!
Zaten aşkı vermiyordu hayat, artık acı da veremiyordu hayattakiler
Bünye alışmıştı belki de, belki de bu yüzden hissetmiyordum acıyı
Artık sadece kendimi düşünüyordum bir kenara bırakıp bunları

Ben bugün umudu öldürdüm ve gömdüm hayallerle birlikte
Hayallerle birlikte yaktım ve son kez terkettim bu Dünya’yı
Artık boşverdim ve kendimi kendime verdim sadece
Bundan sonra “ben” vardım “ben” olacaktım ölene kadar
Aşk bana göre değilmiş ve yazılmamış kaderimde
Kabullendim geç de olsa bazı şeyleri ve yutkundum

Artık yokum ben bu oyunda, şarkılarda, filmlerde
Gözyaşı çoktan bitti, tükendi, kalmadı artık bunlara
“Geçmiş geçmişte kaldı” diyebiliyorum artık
Kendimi düşünüyorum, gün geçtikçe bencilleşiyorum
Arkadaşlar, dostlar ve aile sadece bunlarla yetiniyorum
Mutlu günler beni beklemiyor artık, mutlu günler yaşıyorum

Emrah Soner
12.12.12 12:12 


15 Ekim 2012 Pazartesi

Tükenmeyen


Artık yazmıyordum herkesin ardından
Dökmüyordum kelimeleri, cümlelere
Harcamıyordum nefesimi, gözyaşlarımı
'Tükenmiş miydi?' diye soruyordum bazen kendime
Bazende boşveriyordum, tükenen umuttu deyip geçiyordum

Artık yorulmuştum koşmaktan, el sallamaktan
Yormuyordum ruhumu, bedenimi boş yere
Bakmıyordum gidenlere ve bıraktınlarına
'Tükenmiş miydi?' diye soruyordum bazen kendime
Ama hiç boşveremiyordum.. çünkü önemsiyordum

Dinlenmiştim, büyümüştüm, güçlenmiştim!
Daha hiç kullanılmamıştı ki sevgi, nasıl tükensin?
Duruyordu öylece -saf, tertemiz ve dokunulmamış
Oysa umudu kestiler, yaktılar, gömdüler...
Öldürdüler onu ve korku bıraktılar geriye
Nasıl olur da tükenmesin?

Emrah Soner
14.10.2012 23:45


18 Temmuz 2012 Çarşamba

Kızıl (Yarım Kalanlar Serisi II)


Simsiyah bir gecenin rengi belli olmayan dalgasız deniziydim ben
Umudum tam tükenmişken ve hiç aklımda yokken birden sen çıkıverdin karşıma
O ıssız karanlıkta beliren ay'ın doğuşu gibiydin
Heyecan verici ve mehtabıyla dahada etkileyici -anlatılmaz bir kızıllık!
Tanıdıkça kalbimde yükselen, rengi açıldıkça dahada güzelleşen
Ve farkında olmadan yavaş yavaş denizi kendine hayran eden.

Emrah Soner
18.07.2012


29 Nisan 2012 Pazar

Sonsuz Aşk (Yarım Kalanlar Serisi I)


Aşk vardı her tohum atıldığında bitmesin diye dilek tutulan
Umutlar vardı her yeşerdiğinde üstüne basılıp - kopartılan
Gözyaşları vardı göğsüne doğru akıp biriken ve taş gibi oturan
Ama istesekte sonsuz aşk yoktu ve hiç bir zaman olmayacaktıda

Kader vardı önceden yazılmış ve hiç bir şekilde değiştirilemeyen
Yürekler vardı hisli ya da hissiz, sevmeyi bilen ya da bilmeyen
Acılar vardı bazen kimileri için kısa süren, kimisine fazla gelen
Ama istesekte sonsuz aşk yoktu ve hiç bir zaman olmayacaktıda

Mutluluklar vardı ayağını yerden kesen ve sonra düşürüp şaşırtan
Hayal kırıklıkları vardı tam inanmışken gerçekleri görmeni sağlayan
Küskünlükler vardı bir de gururla birleşince geri dönüşü asla olmayan
Ama istesekte sonsuz aşk yoktu ve hiç bir zaman olmayacaktıda

Güven vardı bittiğinde ne kadar çaba gösterilsede kazanılamayan
Ayrılıklar vardı noktadan sonra barışması virgülü var olmayan
Yalnızlık vardı, her zaman olmasada hep hayatımızda var olan
Ama istesekte sonsuz aşk yoktu ve hiç bir zaman olmayacaktıda

Emrah Soner
29.04.2012