16 Aralık 2011 Cuma

Yalnızlık

Uzun süredir dökmüyordum içimdekileri kağıda
Çoktandır kalbimin atışını hızlandıran ya da kalbimi acıtan şeyler yaşamadım
Hissedince yazardım sadece, hayal ürünü asla yaratamazdım -ıkınsamda olmazdı!
Defterleri çoktan kapatmıştım, tozlu raflarda görünmez hale gelmişlerdi bile
O gücü kendimde bulsamda, korkusuz olsam da yeni bir sayfayı hala açamamıştım
Belki de yaşamak değildi bu, kapılıyordum bazen sanrılara ama geçmiş-ti!
Evet dinlendim, kapanıp odama kendimi dinledim uzun bir süre
Arada bir dayanamayıp atıyordum kendimi sokağa ve havayı içime çekiyordum -yaşıyordum!
Eğleniyordum umarsızca, dağıtıyordum kendimi ve zaten her halimle mutluydum da
Ama çoğunluk ev, iş ve uyku arasında -çoğu insan da olduğu gibi- zaman çürüyordu ellerimde

Kağıt- kalem, kelimeler, o şatafatlı cümleler özledi beni
Sadece onlar özledi
Gitarım, melodiler, o büyülü sözler özledi beni
Ama sadece onlar özledi, başka özleyenim olmadı

Bazen tek başıma sinemaya gidiyorum ve iki elimi tutuşturup seyre dalıyorum
Duygulanıp ağlıyorum bazen ama artık kendime pay çıkarmıyorum
Aklıma gelse de geçmişteki bazı şeyler, bunlara hiç takılmadan gülümsüyorum
Artık şarkılarda acı tat vermiyor bana, kolay kolay hüzne kapılmıyorum
Anladım ki yara diye birşey yok, kalmamış bile izleri
Zamanla yaşlandıkça acılar kayboluyor sanki, tek korkumsa yenileri
Artık umudum azaldı, can çekişiyor ve kaldı sayılı nefesleri
Hayallerim ise çoğalmakta ve yine uçuşmaktalar hala
Düşünceler her geçen gün değişiyor ve artık yaşlandığımı hissediyorum
"Artık büyüdüm!" diye düşünsem de "akıllandım mı?" sorusu ve ardından "orası meçhul" gülüşleri

Kırmızı şarap, mumlar, tütsüler özledi beni
Sadece onlar özledi
Gözyaşı, kalp ağrısı ve bunları getiren o aşk şarkıları özledi beni
Ama sadece onlar özledi, başka özleyenim olmadı

Çoğu şey tamamdı sanki ama gerçekleşmemiş bir çok hayaller vardı her zaman
Daha fazlasını isteyen, doyunca "tamam" diyen ve çok çabuk acıkan insanlar gibiydim
Gençliğinin son demlerini yaşayanlar gibi saldırganlaşıyordum bazen
Tükenmeyecek şey ise sevgiydi benim için ve bunun dışında bir çok şeyi tüketebiliyordum
Evet her şey tam gibiydi ama asıl kastettiğim ve tam dediğim; fakirlik, açlık, bir sakatlık yoktu
Görüyordum, duyuyordum ve nefes alıyordum...(ama istediğim şeyi hissedemiyordum)
Bir elin beş parmağını geçmeyen dostlarım vardı etrafımda ve ayrılık yoktu! -şükrediyordum
Ama bazen bunlar yetmiyordu işte daha fazlasından çok önemli olanı istiyordum
Herşey tamamdı da hayalden daha öte bir tek şey eksikti sanki?
Umudu çırpınışlarda, son demlerini yaşayan ve tükenmeye yüz tutmuş beklentilerden biriydi bu

Aşk, mutluluk, tatlı heyecanlar özledi beni
Sadece onlar özledi
Şefkat, seks, o tutkulu sevişmeler özledi beni
Ama sadece onlar özledi, başka özleyenim olmadı

Farkındayım sayamadıklarımla birlikte her biri teker teker özlediler beni
Evet ben de çok özledim bu saydıklarımın bazılarını
Beni hiç özlemeyen ve asla özlemediğim tek bir şey vardı
İyi-kötü her an yanımda olan tek bir şey..
Yalnızlıktı
O zaten her zaman benimle birlikteydi ve hiç ayrılmadı yanımdan
Hiç, hiç gitmedi..

Emrah Soner
16.12.2011

Bu kalabalığın içinde yapayalnız hissetmektense, Dünyanın bir ucunda tek başımayım. (Şebnem Ferah)




21 Ağustos 2011 Pazar

Gitmiştin

Hiç unutmam geçen hafta bugündü
Bu saatlerdeydi seni en son görüşüm
Sanki çok fazla zaman geçmiş gibi
Her geçen gün inanmaya başladım
Her geçen gün sanki daha fazla göz yaşı akıyordu
Kan kaybediyordum günler geçtikçe, özlüyordumda
Ama yanımda değildin, gitmiştin

Her şey bir anda bitmişti
Bir anda girmiştin hayatıma ve bir anda çıkmıştın
Artık yoktun, sessizliğe doğru arkana bakmadan koşmuştun
Son kez sarıldım sana, sonra el salladın
Artık yoktum hayallerinde, hayatında, herşeyinde
Arkadaş kalmak istemiştin oysa
Ama duman gibi yok oldun bir anda, gitmiştin

Her an birlikteydik, sanki yıllarca birlikte gibiydik
Özlüyorduk bir gün bile geçsede, dayanamıyorduk
Şimdi ise telefonum bile çalmıyor artık
Bir anda soğudu herşey, buz tuttu yaşananlar
Duyguların köreldi ve olduğu yerden koptu
Tam inanmıştım, tam güvenmiştim ve teslim olmuştum derken
Sen beni ve benle ilgili herşeyi yakmıştın, gitmiştin

Artık özlesemde söyleyemiyorum bunu sana
Geri dön bile diyemiyorum çünkü değişmeyecek biliyorum
Virgül kullanmadan direkt nokta koydun bu güzel cümleye
Aşkta virgüller kavgaydı belki, ama "nokta" sebepsizdi
Nokta'nın devamı gelmeyeceği için yalvaramadım
Soğuduğunu söyledin, sebebi yoktu ama sebebi bendim biliyordum
Tekrar sevmen imkansızdı, çünkü gitmiştin..

Emrah Soner
21.08.2011


1 Nisan 2011 Cuma

Mutsuz Son (Boşluğa Yazılanlar Serisi IV)

Geldin dokundun gizli yaralarıma
Yine kanattın farkında olmadan içten içe
Pes ettim bugün, ama tamamen vazgeçmiş sayılmam
Artık kabullendim başkasının olduğuna - benim olmadığına
Yutkundum bu büyük lokmayı çaresizce
Aşağı doğru inerken acıttı, kanattı ve sonra dibe vurdu - bende düşmüştüm artık
Bir yanım seni bekliyor hala çaresizce, sessizce akıtıyor gözyaşları
Diğer yanım düşünüp duruyor, tebessüm ediyor nedensizce

Dua ediyorum ama duayla kader değiştirilmez biliyorum
Yazılmış bir kere, boyun eğiyoruz işte (İtiraz yok!)
Düşünüyorum neyle yazılmış kaderim, anlam veremiyorum bu hayata
Kısmet der kolaya kaçarız her zaman, aslında acıdır bu zaman zaman
Biliyorum bir daha kimse çıkmaz karşıma senin gibisi, kimse olamaz senin gibi
Dünya'ya düşen bir melektin sen, bense insandım
Ben seni gördüm ama bu sefer tam tersi sen göremedin beni!
Melek ve insan'ın olanaksız aşkıydı bu..

Ne kadar değerli olduğunu anlatırken sana,
Tutamadım kendimi gözlerim doldu ve seni sevdiğimi söyledim masumca
Bilmiyorum belki de sende farkındasın tüm bu gerçeklerin
Ama gözlerini başkasına kaçırıyorsun ve şuan başkasınınsın
Anlamamazlıktan geliyorsun belki de
Belki de her zaman ki gibi farkında değilsin, safsın, temizsin..
Ne kadar acı çeksemde ve bunun birazını görsende soramıyorsun derdimi
Zaten sorsanda anlatamam ki senli bu çaresizliğimi

Her an aklımdayken nasıl unutabilirim ki seni?
Hayatım sen iken, nasıl silebilirim hayatımdan seni?
Hayallerim senden ibaretken, nasıl göremezsin beni?
Nasıl duyamazsın çığlıklarımı, nasıl bilemezsin acılarımı?

O kadar mutluydun ki, yanındayken o kadar mutluydum ki gözlerim parlıyordu
Anlatamadım, anlatıp üzmek istemedim ikimizide
Hoş ben zaten yanmıştım, yakamazdım senide
Kıyamadım, kıyamazdım da asla size
Taa ki arkanı dönüp gittiğinde anladım herşeyi
Sanki birden kalbime bıçak saplandı ve ağrısı geri geldi tekrar
Gözyaşlarım aktı, depresif şarkılar çaldı sensiz odamda
Sen bu şehre gelmeden önceki halime döndüm birden bire

Doyamadım sana bu kadar kısa süre içinde
Bu kadar kısa sürede sana daha çok alışmışım farkında olmadan
Keşke hep yanımda olsan, bebek gibi uyusan, bense uzaktan izlesem
Gizli mektupları verse miydim sana?
Ya da keşke anlatsamıydım diye düşündüm salakça (yine keşkelere sığındım)
Anladım ki hep gizli kalacaklar, göremeyeceksin hiçbir zaman bunları- belki de birgün yanacaklar
Görsende anlamayacaksın hiç bir zaman, bakacaksın ve geçeceksin
Gideceksin arkana bakmadan yine, arkanda bıraktığın şahaseri göremeyeceksin

Her an aklımdayken nasıl unutabilirim ki seni?
Hayatım sen iken, nasıl silebilirim hayatımdan seni?
Hayallerim senden ibaretken, nasıl göremezsin beni?
Nasıl duyamazsın çığlıklarımı, nasıl bilemezsin kanadığımı?

Artık çok geçti, her geçen gün kaptıracaktın kendini ki kaptırmıştında
Bekleyemezdim ayrılığı, üzülmeni isteyemezdim
Herşeye rağmen, çektiğim acıya rağmen kıyamazdım sana
Bu hikaye seriside böyle bitti, noktalandı gitti
Ama artık çok geçti, çok geç kalmıştım sana
Kaçırdım bu mutluluk trenini her zaman ki gibi
Sen gittin ama kaldı acısı, götürmedin acıyı beraberinde
Senden geriye kalan sadece bu mutsuz sondu..

Emrah Soner
01.04.2011

Keşke 1 Nisan şakası yaptığını, herşeyi bildiğini ve bana beni sevdiğini söyleseydin! Ahh keşke.



24 Mart 2011 Perşembe

Siyah & Beyaz (Boşluğa Yazılanlar Serisi III)

Her an ne haldeyim bir görebilsen keşke
Bir duyabilsen çığlıklarımı, silebilsen gözyaşlarımı
Eminim görebilsen - duyabilsen anlarsın ve sarılırsın bana
Ama nerden bilirsin ki sır gibi saklanan yaşamdan bu kesiti
Saatler geçti, günler geçti ama sanki yıllar geçmiş gibi
Uzun süredir kimse için bu kadar ağlamamıştım
Söz vermiştim kendime ama tutamadım gözyaşlarımı işte
Yıllardır kimse acıtamamıştı, kimse kanatamamıştı
Dokunamamıştı kimse kalbime senin gibi
Seni yanımda hissettiğim her an güçlendiğimi sanmışım sadece
Ama sen olmadan bir hiçmişim aslında, geçte olsa farkettim

Ben hep bekledim ama gelmedin
Gelemedin kalbinde başka biri varken
Oysa benim olacağını bilsem beklerdim yıllarca
Zaten bilmesem de bekleyeceğim sessizce ve uzaktan
Taa ki sen anlayıp dur diyene kadar
Bu şehir senle güzelmiş şimdi anladım
İstanbul senle daha anlamlıymış geçte olsa farkındayım
Senden gizli yazdığım mektupları - şiirleri şimdi ne yapayım?
Gözyaşlarım sel oldu, ulaşmadılar mı sana hala?
Sen diye hayal etip, sarılıp - uyuduğum yastık sırılsıklam şimdi
Her gece yağdırıyorum ve şimşekleri kalbimde çakıyor
Kanatıyor, acıtıyor ve oluk oluk akıtıyor..
Şimdi bu mektupları - şiirleri atsam dalgalarıma, ulaşırlar mı sana?

Sana yüzüm gülse de içim sızlıyor, ama bilmiyorsun
Seni bekledim gecelerce ama gelmedin yine rüyalarıma
Rüyalarımda bile göremez oldum o güzel yüzünü
Hoş, son zamanlarda artık uyuyamıyorum bile
Sabahlara kadar dönüp duruyorum kırık hayallerinle
Onlarda batıyor, kanatıyor, uyutmuyor
Uyku bile haram oldu bu hayatta bana
Bu gidişle ebedi uykuya dalıp gideceğim bu diyardan
O zaman sadece anı olarak kalacak belki de tüm bu yaşananlar
Belki de bu sefer hep yanında olup, yine dokunamayacağım sana
Yine senin olamayacağım

Her an aklımdasın ve her an sövüyorum kadere
Neden seni bana yazmadı diye!
O dudaktan başkası öptü..
O koyda başkası dinlendi..
O tatlı ellerinden başkası tuttu..
O güzel parlayan gözlerine başkası baktı..
Ve en önemlisi o temiz kalbine başkası dokundu..
Sadece çıldırıyorum aklımda bunlar döndükçe, dünya döndükçe
Bense hayal etmekle yetinmiştim oysa, durduramamıştım
Şimdi onlarda yıkıldılar benim gibi
Yıkılanlara uzaktan bakmak ne kadar acı, çok iyi bilirsin
Bu beden nasıl ayakta durur tüm bunlara rağmen, bilir misin?

Şuan mutluluktan gözlerinin içi parlıyor eminim
Benimse gözlerimden yaşlar akıyor mutsuzluktan
En kötü anımda bile beni mutluluktan havalara uçururdun
Şimdi ise mutsuzluktan düşüyorum dibe
Daha yere çakılmadan kırıldı düşlerim, saçıldılar etrafa
Şıngırtıları çınlıyor kulağımda hala, yankılanıyor duvarlarımda
Sabah ilk gözlerimi açtığımda kalbimdeki o acıyı hissediyorum
Keşke gözlerimi hiç açmasamda ağrıyacak yer kalmasa bedenimde

Senin canın yanarsa, benimde yanar
Şuan mutlu olsan da benim ki yanıyor işte
Her zaman hakettiğin için mutlu olmanı istiyorum yinede
Seni bekliyorum hala umudum tükensede
Kendimi kandırıyorum farkındayım ama nerde çare?!
Kendimden düşünmeden vazgeçerim - o çok kolay
Ama senden vazgeçemiyorum işte (asla silemem gözyaşı gibi)
Sadece korkuyorum, bedenimi saran bu sisli yerde seni kaybetmekten
Ölsemde gözyaşı akmasa, artık birikip taşmasa
Odamın duvarları, yukarıdaki tanrı şahit tüm bunlara
Herşeyi onlar gördüler ve sadece onlar daha iyi anlarlar halimi
Şarkılar yarama tuz bassa da, onlar anlatır halimi

İhtimallere kapıldım, hep varsayımlara takıldım
Bir gün anladığında ya kaybedecektim yada kazanacaktım seni
Hayat denen bu kumar masasında karar vermek risk farkındayım
Siyahla beyaz gibi aynı, dönüp dönüp durmayan zar gibi
Sabrımı daha ne kadar zorlayabilirim bilmiyorum
Sadece çok korkuyorum bunları anlatıp seni kaybetmekten değerlim
Mutlu olmaya çalıştım evet, sözümü tutmaya çalıştım!
Kavuşacaktım sana benim olmasanda
Ama akıllanmadım hayale kapıldım farkında olmadan yine
Acaba dedim içimden o da daha önce hissetti mi bazı şeyleri
Ya da farketti mi benim hissettiklerimi
Gözümden yaş akarken güldüm sonra kendi kendime
Dalga geçtim kendi kurduğum hayallerimle, düşüncelerimle..
Küçük görüp, aşağıladım sonra kendimi - zaten düşmüştüm!

Döktüm yine içimi boşluğa - evet yine farkında değilsin ben farkındayım
Sana bir kere bile yalan söylemedim tüm bu hayatım boyunca
Fakat bu gerçeği saklamanın azabı - işkencesi anlatılmaz, yaşanıyor
Her derdimi- tasamı sana anlatırdım, sende bana
Ama bu dert senle ilgili ve senle dertleşemiyorum bile -ne acı
Hala farkında bile değilsin tüm bu yaşadıklarımın
Ben seni farkında olmadan çok sevmişim oysa
Sen başkasının olunca anladım, her insan gibi kaybedince anladım..

Emrah Soner
24.03.2011


18 Mart 2011 Cuma

Senmişsin (Boşluğa Yazılanlar Serisi II)

Kalp ağrısı geçer mi ilaçla..?
Geçse de ilacım yok ki artık ne fayda
Anladım ki tek senmişsin beni hayatta tutan
Güneşim, nefesim, suyum senmişsin
Senmişsin beni benden alan, bana hayat veren
Rüyalarımda benim olan, hayatta başkasının olan senmişsin

Gözyaşları kurur mu rüzgarla..?
Ağlasamda çok geç artık giden gitti ne fayda
Anladım ki tek senmişsin gözyaşlarımı tutan
Güldüren, sevindiren, düşündüren senmişsin
Senmişsin beni uçuran, bana can veren
Hayallerimde benim olan, yıkıldığından bile haberi olmayan senmişsin

Anılar yok olur mu ateşle..?
Cayır cayır yansamda mümkün değil ne fayda
Anladım ki tek senmişsin beni dik tutan
Yücelten, güçlendiren, anlamlandıran senmişsin
Senmişsin beni koruyan, bana güç veren
Düşlerimde benim olan, şimdi ellerimden tutmayan senmişsin

Şimdi sen olmayınca yaşanır mı bu bedende söyle!
Benim olmadıktan sonra herşeyi görüp - anlasan ne fayda artık
Mişli geçmiş zamanlara sığınsamda yorgunluğumdan değil, sadece acıdan
Şimdi anladım ki senmişsin beni hayatta tutup, farkında olmadan bırakan
Senmişsin gözyaşlarımı tutan ve yok olunca yağmurlar yağdıran
Beni havalarda uçuran, sonra da farkında olmadan kanatlarımı kıran
Beni sarıp - koruyup, sonra farkında olmadan terkedip giden
Güneşim, nefesim, suyum olup, farkında olmadan mahrum bırakıp canımı alan
Güldürüp, mutlu edip, hayallerime girip, farkında olmadan fırlatıp karanlığa atan
Yüceltip, güçlendirip, anlamlar katıp, farkında olmadan köklerimi kesen
Hayallerimi, rüyalarımı yok edip, farkında olmadan içimi sızlatan
Anladın mı, farkında mısın şimdi bunların söyle!
Hepsi senmişsin, senmişsin..

Emrah Soner
18.03.2011


Ağlamak sadece insanın gözünden yaş akması değildir
Bazen bu yaşlar insanın içine akıp, kalbinde birikir
ve işte böyle oluşur kalp ağrısı..



31 Ocak 2011 Pazartesi

Koş!

Hayallerinin peşinden koş, yakalarsın belki birkaçını
Ama tut bırakma yakaladıklarını, kaçırırsın belki birkaçını
Sonra kalmaz elinde, yüreğinde, beyninde, herşeyinde
Acırsın sonra kendine, acınırsın o rekabetli bakışlarda
Belki de acıtır, korkarsın artık koşmaya, yorulmaya
Korkarsın uçmaya, kanat çırpmaya

O yüzden koş, tut ve sok benliğine- çıkarma!
Tut bırakma, onlar senin unutma!
Güç sende artık, bakışlardan sakın korkma!
Bak dalga geçilen şeyler şimdi gerçek oldu sonunda!

Emrah Soner
31.01.2011